Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Zeus

Saf Şiir Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Saf (Öz) Şiir Nedir


Saf şiir yani öz şiir anlayışı Paul Valery'nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden hareketle, Batı edebiyatından Paul Valery, Stephane Mallerme ve Divan şiirinin biçimci yapısından bir hayli etkilenen şairlerimizde (Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, Özdemir Asaf, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Osman Saba) görülen ortak zevk ve anlayışa verilen addır.

Türk Edebiyatında Saf Şiir


Türk edebiyatında “Saf Şiir” (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.

Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluştururlar. Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler, dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir. Dilde saflaşma düşüncesi, kendini rahat şiir yazma şeklinde başat öğe olarak gösterir. Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşüncesiyle dilin yücelişi paralellik gösterir.

Şiirde her türlü ideolojik sapmanın dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran şiir yazma eğilimi, bu şairleri her türlü mektepleşme eğiliminin dışında kalıp müstakil şahsiyetler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir.

Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel (hayali) ve bireysel yön ağır basar. İçsel ve bireyci bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler.

Saf şiir anlayışında estetik tavır ön plandadır. Bu anlayıştaki şairler didaktik bilgiden uzak durup; bir şey öğretmeyi değil, musikiyle ya da musikinin çağrıştırdığı, uyandırdığı imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurmayı amaç edinirler. Kısacası bu şairler şiirde anlama fazla önem vermezler. Anlaşılmak için değil; duyulmak, hissedilmek için şiir yazarlar.

Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır. Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendini hissettirir.

Gizemsellik, simgecilik, bireysellik, ruh, ölüm, masal, rüya, mit temalarının yoğunca işlendiği bu şiirler zekâ ve bilincin disipliniyle bütünleştirilerek yazılmıştır.

Öz Şiir Özellikleri


Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiirin Özellikleri:

Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu dönemin oluşmasında etkili olmuştur.
Şiir dili her şeyin üzerindedir.
Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, ritim, kafiye ile sağlanır.
Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.
Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.
Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.
En değerli şey dizedir.
Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.
İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.
Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar. Şiirler ideolojinin esiri olmamalıdır.
Güzel şiir ancak çalışarak elde edilir. Şiir emek işidir.

Saf Şiir Örnekleri


Örnek 1:
SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyâh ufka bakar gözleri nemli.
 
Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!
Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı

Sessiz Gemi Şiirinin İncelemesi
Ölçü :  Şiir aruz ölçüsü ile yazılmış bir şiirdir.
Uyak – Redif : ( aa bb cc dd …. ) Divan şiirindeki beyit bütünlüğüne uygun ard arda gelen iki dize birbiri arasında uyaklı
İmge : Şiirde imgelere yer verilmiştir. Gemi , liman , demir almak gibi imgeler vardır.
Söz Sanatı : Bu siirde ağırlıklı olarak YAYGIN ISTIARE (Teşbih-i temsîlî) dediğimiz sanatin kullanildiğini söylemek mümkündür. Meçhûle giden bir gemi gibi tabut : yalnızca benzetilen kullanılarak yapılmış benzeyen söylenmemiş.
(YAYGIN ISTIARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalniz biriyle, çok sayida benzerlikleri siralayarak yapilan istiaredir. Sessiz Gemi ruh söylenmemis (benzeyen), Benzetilen yani gemi söylenmistir.)

Sessiz gemi , sembolik şiiri çok iyi yansıtan bir şiir örneğidir.Güçlü bir ses ve ahenk uyumu vardır.  Okurken güçlü  bir ritim size eslik eder. Bu da şiirin müzikal bir yönünün olduğunu gösterir.

Örnek 2:
Merdiven
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
 
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
 
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
 
Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Ahmet Haşim

Merdiven Şiiri İncelemesi
Ölçü :  Şiir aruz ölçüsü ile yazılmış bir şiirdir.
Uyak – Redif : ( abb / cc / ddd / ee ) Her birimde uyak yapılmıştır.
İmge : Şiirde imgelere yer verilmiştir. Merdiven , güneş rengi bir yığın yaprak
Söz Sanatı : İnsan hayatı merdivene benzetilerek biçimlendirilmiştir.
 
Merdiven, sembolik şiiri çok iyi yansıtan bir şiir örneğidir. Öz şiirde ,şiirle mûsikînin iç içe olduğu görülür.Saf şiir , karışık, anlamın âhenkle mükemmel bir kaynaşımıdır.

Şiirdeki ahenk kulağımıza hoş gelirken, kelimelerle de gözümüzün önünde bir tablo çizilmiştir. Hâşim, şiirde mûsikî ve resme önem veren bir sanatçıdır. Şiirde mânâdan ziyade kelimelerin söyleyiş özelliğine yönelir. Çünkü O, sözün mananın zarfı olduğu ve şiirin sözden ziyade mûsikîye yakın olduğu görüşündedir.

Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar


1. NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)
Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.
“Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.
Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.
İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır.
“Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir.
Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını düzyazı olarak anlatmıştır.

Eserleri:
Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, Çile
Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli Adam
Öykü: Hikâyelerim
Roman: Aynadaki Yalan
Anı: Yılanlı Kuyudan

2. AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)
Şiir, öykü, roman, edebiyat tarihi, makale, deneme alanlarında eserler vermiştir.
Eserlerinde Doğu-Batı çatışması, “rüya” ve “zaman” kavramları, “geçmişe özlem”, “mimari” ve “musiki” öne çıkar.
“Ne içindeyim zamanın! Ne de büsbütün dışında” dizeleri onun zamanı kavrayışının özünü vermektedir.
“Bursa’da Zaman” şiiri geniş bir kesim tarafından sevilmiştir.
Ahmet Haşim’in özellikle de Yahya Kemal’in etkisinde kalmış, Sembolizmden etkilenmiştir.
Romanlarında psikolojik tahlillere önemle eğilen yazarın; kendine has bir üslubu vardır.
Yazarlığı dışında İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat profesörlüğü, milletvekilliği de yapmıştır.
“Beş Şehir” adlı önemli deneme kitabında Ankara, Erzurum, Bursa, Konya ve İstanbul’u anlatmıştır.
“Huzur” romanı, aşkı, psikolojiyi ve Doğu-Batı karşıtlığını içerir; roman kişilerinin adlarının verildiği dört bölümden oluşur: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz.

Eserleri:
Şiir: Bütün Şiirleri
Roman: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur, Sahnenin Dışındakiler, Aynadaki Kadın.
Öykü: Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Yaz Yağmuru.
Deneme: Beş Şehir, Yaşadığım Gibi.
Makale – İnceleme: Yahya Kemal, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Edebiyat Üzerine Makaleler.

3. AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)
Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır. Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.
Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları işlemiştir.
Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.

Eserleri:
Şiir: Şiirler
Oyun: Gölgeler, O Böyle İstemezdi.

4. CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)
Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden şiirleriyle tanınır.
Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.
Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.
Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.
Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.

Eserleri:
Şiir: Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, Sonrası
Mektup: Ziya’ya Mektuplar

5. ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)
Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.
Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı. 1937′den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.
Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.

Eserleri:
Şiir: He, Lâmelif, Om Mani Padme Hum

YEDİ MEŞALECİLER
1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı kitapta toplamışlardır. Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir. Bunlara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.

Yedi Meşalecilerin özellikleri şunlardır:
Sanat, sanat için olmalıdır.
Edebiyatta taklitten kaçınılmalı, daima yenilik, içtenlik, canlılık aranmalıdır.
Batılı ilkelerle sanat yapılmalı, geleneksel temalar yerine yeni temalar bulunmalıdır.
Şiirde konu zenginliği sağlamak için hayalden yararlanılmalıdır.
Şiirde hece ölçüsünü kullanmışlardır.
Çarpıcı imge ve benzetmelerle zenginleştirdikleri şiirleri, ustalıkla yapılmış birer tablo değeri taşır.
Fransız sembolistlerin etkisinde kalmışlardır.
Edebiyatımızda kısa süreli bir yankı uyandıran Yedi Meşaleciler, hedeflerine gerçekleştiremeden dağılmışlardır.

Topluluğun Sanatçıları:

1. SABRİ ESAD SİYAVUŞGİL (1907 – 1968)
İlgi çeken ev içi eşya ve tasvirlerinden sonra özellikle çevirileri ve edebiyatı yakından takip eden denemeleriyle edebiyatla olan bağlantısını sürdürdü. Psikoloji profesörü olarak ilmi çalışmalara kendisini verdi Şiirlerini Odalar ve Sofalar adlı kitapta topladı.

2. YAŞAR NABİ NAYIR (1908 – 1981)
Şiirlerini Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarda topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu.

3. MUAMMER LÜTFİ BAHŞİ (1903 – 1947)
Topluluğun dağılmasından sonra bütünüyle edebiyattan koptu.

4. VASFİ MAHİR KOCATÜRK (1907 – 1961)
Şiirlerini Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon adlı kitaplarda topladı. Asıl çalışmasını edebiyat tarihi ve incelemesine ayırdı.

5. CEVDET KUDRET SOLOK (1907 – 1992)
Birinci Perde adlı kitabında şiirlerini topladı. Roman ve tiyatro türlerinde de eser veren Cevdet Kudret, okul kitapları ve edebiyat tarihimizle ilgili ciddi eserler yazdı.

6. ZİYA OSMAN SABA (1910 – 1957)
Grubun şiire en sadık şahsiyeti oldu. Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak adlı kitaplarında şiirlerini toplayan Ziya Osman Saba hikâyeler de yazmıştır. Özellikle ev içi şiirler yazdı ve kendisinden daha kabiliyetli bir başka şaire, Behçet Necatigil’e örnek oldu. Şair yalnızlık duygusunu ve hatıraları şiirlerinde başarıyla dile getirir. Heceyi, duraklarında değişiklik yapmadan kılınır. Serbest şiir örnekleri de vermiştir. Ziya Osman, bütün insanların mutlu olduğu ve herkesin hoşgörü içinde yaşadığı bir dünya özlemiyle yaşar. Bu yönüyle Yunus Emre ve Mevlana geleneğinin modern çağdaki sesidir.

7. KENAN HULUSİ KORAY (1906 – 1944)
İçlerindeki tek hikâye yazardır. Yaşadığı sürede beş hikâye kitabı yayınlamış, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikâyelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikâye tarzını benimseyen sanatçı, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikâyecidir. Önemli hikâyeleri: Bir Yudum Su, Osmanoflar, Bahar Hikâyeleri, Bir Otelde Yedi Kişi.

Saf Şiir Resimleri

  • 3
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 ay önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

  • 1
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 2 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Saf Şiir Sunumları

  • 3
    Önizleme: 2 ay önce

    Saf (Öz) Şiir Slaytı (Sunum / PPTX)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    CUMHURİYET DÖNEMİ COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER-ŞİİR-SAF ŞİİR

    2. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışıCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirHer ne kadar bu şiir anlayışı Paul Valery’e dayandırılsa da Türk edebiyatı, bu anlayışa pek de yabancı değildir.Çünkü divan şiiri, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şiiri bu anlayışa uygun örnekler vermiştir.Milli Edebiyat Dönemi sanatçılarının milli duygularla oluşturduğu şiirlerin kişide bir heyecan yarattığı kesindir fakat bu heyecan geçtiğinde ortada şiir değil, manzume olduğu görülmüştür.Öz şiiri savunan şairler, Milli Edebiyat şairlerinin sığ, gerçeklikten uzak memleketçiliklerine karşı çıkmışlar, şiiri soylu bir sanat olarak görmüşlerdir.

    3. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışıCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirÖz şiirde en etkili isim, 1930 öncesinde ve sonrasında Ahmet Haşim’dir. “Piyâle”nin başına aldığı “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar (Düşünceler)” adlı poetikasıyla (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) saf şiirin başladığı kabul edilir.Sığ, gerçeklikten uzak “memleket şiirlerine” tepki 1928 yılında Yedi Meşaleciler’den gelmiştir.Bu anlayışın Türk edebiyatındaki en önemli iki ismi Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’dir.

    4. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışınınTemsilcileriCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirEdebiyatımızda Batı edebiyatındakibu görüşlerden etkilenen hem de divan edebiyatında kullanılan imgelerden etkilenen Ahmet Haşim,Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı,Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil, Asaf Halet Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, ÖzdemirAsaf, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ziya Osman Saba gibi sanatçılarkendilerine özgü şiir dilioluşturmuşlardır.

    5. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışınınTemsilcileriCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirBehçet Necatigil,Özdemir Asaf, Fazıl HüsnüDağlarca Yukarıda adı yazılı olan şairler safşiir anlayışı ile eserler vermişlerdir.Fakat bu şairlerden dönemlerindebahsedilecektir. Ayrıca Yedi Meşaleciler’in de safşiir anlayışına uygun eserler verdiğiiçin bu anlayışa bağlı kabuledilmişlerdir.

    6. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışınınÖzellikleriCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirEstetik tavır öne çıkarılmıştır, didaktik tutumdan uzak durulmuştur.Kendilerine özgü imge ve çağrışıma dayalı bir dil kullanılmış; şiire özgü düşsel bir âlem kurulmuştur.Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.Şairler, sanatlarını saf şiir dışındaki etki ve akımlara (ideoloji, ahlak, din vs.) kapalı tutmaya çalışarak şiirin sadece şiir olmasını istemiştir.Hayali (düşsel) ve ferdi (bireysel) yönleri ağır basar.

    7. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışınınÖzellikleriCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirAnlaşılmak için değil; duyulmak ve hissedilmek için şiir yazmışlardır.Biçim kaygısı güdülmüş, mükemmeliyetçilik ilkesine bağlanılmıştır.Gizemlilik, bireyselcilik, ruh, ölüm, masal, mit temaları yoğun olarak işlenmiştir.Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendisini hissettirir.Şiirlerde ölçü ve uyağı önemsemişlerdir. Hece ölçüsünü de kullanmışlardır. Serbest nazımla da yazan olmuştur.

    8. Sayfa
    Saf Şiir (Öz, Halis Şiir) AnlayışınınÖzellikleriCumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirGüzel şiir ancak çalışarak elde edilir.Şiir emek işidir.En değerli şey dizedir.Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar.

    9. Sayfa
    Cumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf Şiir 1923'ten 1940'a değin şiir ortamımız sürekli bir devinim içindedir. Bu süre içerisinde şiir yazanlar belirli topluluklar oluşturmuştur. Bu topluluklar arasında ---- sayabiliriz. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez? A) Hececileri B) Halka Yönelenleri C) Öz Şiircileri D) Garipçileri E) Serbest Şiircileri2012 LYS Sorusu

    10. Sayfa
    Cumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf Şiir Cevap DÇünkü Garipçiler 1940’tan sonradır. Soruda, 1940’a kadar denilmektedir.2012 LYS Sorusu

    11. Sayfa
    Cumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirEvet, benim her şi’rimde yılan dişli diken var;Sizler gidin bal verecek yeni açmış gül bulun.Belki benim acı sesim kulakları tırmalar;Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun.Varın sizler, onlar ile korularda el eleGezin, gülün, bir çift bülbül aşkı ile yaşayın;Yalnız kendi, yalnız kendi rûhunuzu okşayın.Zavallı ben, elimdeki şu üç telli saz ileMilletimin felâketli hayâtını söyleyim;Dertlilerin gözyaşını çevrem ile sileyim.Yukarıda, şiirle ilgili olarak dile getirilen düşünceler, aşağıdaki şairlerden hangisine aitolabilir?A) Ziya Osman Saba B) Mehmet Emin YurdakulC) Zeki Ömer Defne D) Fazıl Hüsnü Dağlarca E) Muallim Naci 2013 LYS Sorusu

    12. Sayfa
    Cumhuriyet Dönemi Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler-Şiir-Saf ŞiirCevapBÇünkü Milli Edebiyat Dönemi şiirinin anlayışını yansıtmaktadır. 2013 LYS Sorusu

    13. Sayfa
    1.Ahmet Hamdi TANPINAR(1901-1962)Türk romancı, öykücü ve şair. Yazarlık ve liselerde ve yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. Ayrıca milletvekilliği de yaptı.Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valéry ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir.Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır.Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikâye ve romanlarında da, başta zaman teması olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. ESERLERİ:DenemeBeş Şehir (1946)Yahya Kemal (1962)Edebiyat Üzerine Makaleler (1969) (ölümünden sonra derlenmiştir)Yaşadığım Gibi (1970) (ölümünden sonra derlenmiştir)ŞiirŞiirlerRomanHuzur (1949)Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962)Sahnenin Dışındakiler (1973)

    14. Sayfa
    1.Ahmet Hamdi TANPINAR(1901-1962) Şiirlerinde sonsuzluğa ulaşma duygusu, ölüm kaygısı, aşk ve lirizm başlıca temalar olarak görülür. Eski şiiri günümüzde de yaşatmış bir şairdir. İstanbul'un doğa güzelliklerini yansıtan bir şair olarak tanınmıştır. Divan şiirini çağdaş bir yorumla veren şiirleri de vardır.Yukarıda sözü edilen şair kimdir?A) Yahya Kemal BeyatlıB) Ahmet HaşimC) Faruk Nafiz ÇamlıbelD) Ahmet Hamdi TanpınarE) Cahit Sıtkı Tarancı(ÖYS -1988)1988 ÖYS Sorusu

    15. Sayfa
    1.Ahmet Hamdi TANPINAR(1901-1962) Cevap A1988 ÖYS Sorusu

    16. Sayfa
    1.Ahmet Hamdi TANPINAR(1901-1962)Şiir, öykü, roman, deneme ve edebiyat tarihi alanlarında yapıtlar vermiş, çok yönlü bir yazardır. Daha çok sembolist akıma girebilecek, ahenkli ve orijinal hayallerle yüklü şiirler yazmıştır. Hikâyelerinde insan ruhunun temeli saydığı bilinçaltına ve rüyalara geniş yer vermiştir. Romanlarında bu öğelerle birlikte, tarihsel, toplumsal konuları da ele almıştır.Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?A) Yakup Kadri KaraosmanoğluB) Abdülhak Şinasi HisarC) Ahmet Hamdi TanpınarD) Namık KemalE) Hüseyin Rahmi Gürpınar(ÖYS -1994)1994 ÖYS Sorusu

    17. Sayfa
    1.Ahmet Hamdi TANPINAR(1901-1962) Cevap C1988 ÖYS Sorusu

    18. Sayfa
    2. Necip Fazıl KISAKÜREK (1904–1983)Şiirleri ve tiyatrolarıyla ün kazanmış usta bir yazardır.“Büyük Doğu” ve “Ağaç” dergilerini çıkarmıştır.Fransız sembolistlerinden ve halk şiirinden yararlanarak heceyle kendine has, başarılı şiirler yazmıştır.İlk dönem şiirlerinden sonra mistik konuları, madde ve ruh ilişkisini, insanın evrendeki yerini konu edinen şiirler yazmıştır.“Kaldırımlar” şiiriyle geniş bir kesim tarafından tanınmış ve sevilmiştir.Şiirlerini “Çile” başlığı altında bir kitapta toplamış ve bu kitapta şiir anlayışını (poetikasını) düzyazı olarak anlatmıştır.Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlan­mış, bunlara Batılı, modern bir özellik kazandırmış, sonraları dinsel duyuşlarda karar kılmıştır.ESERLERİ:Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, ÇileOyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli AdamÖykü: HikâyelerimRoman: Aynadaki YalanAnı: Yılanlı Kuyudan

    19. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980)Şiirleriyle tanınmakla birlikte tiyatro eserleri de vardır. Fransız sembolizmiyle Türk şiir geleneğini başarıyla kaynaştırmıştır.Hece ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe önem verdiği şiirler yazmıştır. Aşk, insanın iç dünyası gibi bireysel duyguları işlemiştir.Kar, Olvido, Ağrı ve Fahriye Abla şiirleriyle sevilmiştir.ESERLERİ:Şiir:  Şiirler (1974) Kırık Saz (1975 T. Fikret'ten). Fahriye Abla Rüzgar KarOyun:  Gölgeler, O Böyle İstemezdi.  Bitmez Tükenmez Can Sıkıntısı Büyük Olsun Atlıkarınca

    20. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980)KAR Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze, inceden. Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram... Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın.ESERLERİ:Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervanı, ÇileOyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Sabırtaşı, Para, Nam-ı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Yunus Emre, Abdülhamit Han, Ahşap Konak, Siyah Pelerinli AdamÖykü: HikâyelerimRoman: Aynadaki YalanAnı: Yılanlı Kuyudan

    21. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980)Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır? A)    Epik şiirin ustası olan Fazıl Hüsnü Dağlarca, Kurtuluş Savaşı ile ilgili destansı, lirik şiirleriyle tanınır. B)    Metafizik konularla ilgilenen Necip Fazıl Kısakürek, uzun yıllar Büyük Doğu adlı dergiyi çıkarmış; tarih, medeniyet, Batılılaşma ve politika konularında yazılar yazmıştır. C)   Ahmet Muhip Dıranas, öykülerinde şiirsel bir söyleyişe, insanlar arasındaki sıcak ilişkilere yer vermiştir. D)    Arif Nihat Asya, yurt, millet ve bayrak sevgisiyle ilgili şiirler yazmış; şiirleriyle millî duyguları harekete geçirmiştir. E)   Orhan Veli Kanık, şairane söyleyişlerden, basmakalıp söz ve benzetmelerden kaçınmış; gündelik yaşamı, günlük konuşma diliyle, esprili bir biçimde anlatmıştır.2010 LYS Sorusu

    22. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980) Cevap CÇünkü A.Muhip Dıranas şairliği tanınmış ve hiç hikaye yazmamıştır. 2010 LYS Sorusu

    23. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980)1930’la 1945 arasında öz şiir hareketinisürdüren şairler arasında —- sayabiliriz.Bu cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?A)    Necip Fazıl Kısakürek’iB)    Oktay Rifat Horozcu’yuC)    Ahmet Muhip Dıranas’ıD)    Cahit Sıtkı Tarancı’yıE)    Ahmet Hamdi Tanpınar’ı2011 LYS Sorusu

    24. Sayfa
    3. Ahmet Muhip DIRANAS (1908 – 1980)CevapBÇünkü Oktay Rıfat Garip Akımı şairidir.2011 LYS Sorusu

    25. Sayfa
    4. Cahit Sıtkı TARANCI (1910 – 1956)Otuz Beş Yaş, Desem ki ve Gün Eksilmesin Penceremden şiirleriyle tanınır.Şiirlerinin çoğunda ölüm konusunu işlemiştir.Romantizm ve sembolizmden etkilenmiştir.Hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri de serbest şiirleri de vardır.Şiirde biçime, kafiyeye ve ahenge önem vermiştir.Açık ve sade bir üslubu vardır.Ölümünden sonra çeşitli gazetelerdeki hikayeleri basılmıştır.ESERLERİ:Şiir:  Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ömrümde Sükût, SonrasıMektup:  Ziya’ya Mektuplar

    26. Sayfa
    5. Asaf Halet ÇELEBİ (1907 – 1958)Hiçbir akıma girmeyen kendine has bir şairdir.Gençlik yıllarında divan edebiyatından etkilendi. Gazeller ve rubailer yazdı.1937′den sonra serbest ölçü kullanmaya ve Batı şiirinin tekniklerine yönelmeye başladı.Şiirlerinde dinlerden, ideolojilerden, toplumsal olaylardan çok Anadolu-İran-Hindistan çizgisi üzerinde uzanan bir yaşamın görünümlerini sesler aracılığıyla dile getirdi.Hint ve Fars Edebiyatları üzerine yaptığı çalışmaları dergilerde ve kitaplarda yayınladı.ESERLERİ:Şiir:He (1942)Laleler (1943)Lâmelif (1945)Om Mani Padme Hum (1953)Araştırma:Mevlâna (1940)Ben Jamin (1940)Molla Câmi (1940)Eşrefoğlu Divanı (1945)Naima (monografi, 1953)Ömer Hayyam (1954)Divan Şiirinde İstanbul (antoloji, 1953)

  • 1
    Önizleme: 2 ay önce

    Bu sunuma açıklama eklenmemiş.

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA TOPLULUKLAR ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR:Her türlü ideolojiden uzak olarak sadece saf şiiri sürdüren ( özellikle 1940-1960 arasın-da) şairlerin oluşturduğu bir kuşaktır. Sanat sanat içindir, anlayışına bağlıdırlar.Şiirde iç ahenk çok önemlidir. Şiir ritim sa-natı olarak değerlendirilir.Fransız sembolist şairlerin ( Paul Verlaine, Paul Valery, Baudelaire, Mallarme ) dili her şeyden üstün tutan görüşünden ve Divan şi-irinin şekilci yapısından oldukça etkilenmiş-lerdir.

    2. Sayfa
    Bu kuşak üzerinde önceki dönemlerin saf şiir savunucuları Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in ciddi anlamda etkisi vardır.Şairler, şiirlerinde şiire has düş ile ilgili bir alemi anlatırlar. İmgelerle dilde rüya alemi kurulur. İşlenen temalar, sıradan okuyucunun anla-yamayacağı kapalılıktadır. İç ahengi ( mûsiki ) sağlamak için söz sa-natlarından, kafiye, redif ve ses benzerlik-lerinden faydalanılır.Temalarda bireysellik belirgindir.Şiirde şekle, şekil güzelliğine, özgün ve ya-ratıcı imgeye önem vermişlerdir.

    3. Sayfa
    Günlük dilden farklı bir şiir dili kurmuşlardır. Simgelerle yüklü kapalı bir şiir dilleri vardır. Bireyin iç dünyası, insan duygularının sonsuz-luğu, yalnızlık, aşk, çocukluk özlemi, ölüm gibi insanın evrensel duygularını anlatırlar.Milli Edebiyat Dönemindeki şiir hareketleri ve faaliyetleri bu dönemin şiirini oluşturmuştur. Gelenekle moderni birleştirmeyi, hece vez-nini modern şiirle bütünleştirmeyi başarmış-lardır. Daha çok hece vezni ve serbest na-zım kullanılmıştır. Şiirlerin yapısında mükemmellik anlayışı ön plândadır. ( İyi ve güzel şiir )

    4. Sayfa
    Aruzun yanında ( Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim ) hece vezni de ( Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Hamdi Tanpınar , Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas ) başarıyla kullanılmıştır.Öz şiir anlayışını devam ettiren şairler daha çok Batı edebiyatındaki gizemcilik ( misti sizm ) akımından etkilenmişlerdir.Necip Fazıl Kısakürek, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Haşim, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas gibi şairler, bu şiir anlayışına uygun şiirler yaz-mışlardır.

Saf Şiir Videoları

  • 3
    2 ay önce

    ÖZ (SAF) ŞİİR ANLAYIŞI

Saf Şiir Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Saf Şiir Ek Bilgileri

  • 4
    2 ay önce

    Saf Şiir Örnek 1
    Merdiven
    Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
    Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
     
    Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
     
    Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
    Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
    Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
     
    Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
    Ahmet Haşim

    Merdiven Şiiri İncelemesi

    Ölçü :  Şiir aruz ölçüsü ile yazılmış bir şiirdir.
    Uyak – Redif : ( abb / cc / ddd / ee ) Her birimde uyak yapılmıştır.
    İmge : Şiirde imgelere yer verilmiştir. Merdiven , güneş rengi bir yığın yaprak
    Söz Sanatı : İnsan hayatı merdivene benzetilerek biçimlendirilmiştir.
     
    Merdiven, sembolik şiiri çok iyi yansıtan bir şiir örneğidir. Öz şiirde ,şiirle mûsikînin iç içe olduğu görülür.Saf şiir , karışık, anlamın âhenkle mükemmel bir kaynaşımıdır.

    Şiirdeki ahenk kulağımıza hoş gelirken, kelimelerle de gözümüzün önünde bir tablo çizilmiştir. Hâşim, şiirde mûsikî ve resme önem veren bir sanatçıdır. Şiirde mânâdan ziyade kelimelerin söyleyiş özelliğine yönelir. Çünkü O, sözün mananın zarfı olduğu ve şiirin sözden ziyade mûsikîye yakın olduğu görüşündedir.

  • 2
    2 ay önce

    Saf Şiir Örnek 2:
    Fahriye Abla
    Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
    Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
    Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
    Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
    Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
    Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
    Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla! …

    Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
    Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
    İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
    Altın bileziklerle dolu bileklerin.
    Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
    Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
    Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!
    Ahmet Muhip DRANAS


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin